Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi

Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı

Doktora Tezi Özeti

İzmir Kenti Hava Kirliliği Araştırması

Adem Kızılkaya

Danışman: Feride Saçaklıoğlu

Hava kirliliği, çevre ve insan sağlığını tehdit eden çağdaş yaşamın bir dokusudur.Hava kirliliği temel olarak durgun hava (termal inversiyon) ve fotokimyasal hava kirliliği olarak ikiye ayrılır.Hava kirliliğinin en büyük nedeni yanma işlemidir.Yanma reaksiyonu oluştuğunda yakıttaki hidrojen ve karbon Havanın oksijeniyle birleşerek ısı, ışık, CO2 ve su buharı oluşur.Yakıtın saf olmaması ya da yanma derecesinin çok yüksek ya da çok düşük oluşu gibi nedenlerle CO, SOx, NOx, kül ve yanmayan hidrokarbonlar yan ürün olarak oluşur ve havanın kirleticileridir.Atmosfere yeterli zaman verilirse otoepürasyon yoluyla kendini temizleyebilir.Bu mekanizmalar, dispersiyon, difüzyon, dilüsyon, yağmur, kar gibi meterolojik koşullar, dikey ve yatay hava akımları, oksidasyon ve kuruma, güneşin ultraviole ışınlarıdır.İnsanlığın gelişimine ve sanayileşmeye bağlı olarak 1272 yıllarına kadar giden bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır.Hava kirliliğinin insan sağlığı üzerine etkileri ruhsal ve organik olabilir.Ruhsal etki, kirli havanın insana verdiği sıkıntı ve fena kokularla ilgilidir.Organik etki akut ve kronik olmak üzere, göz yaşarması üst solunum yollarında harabiyet ve göğüs hastalıkları biçiminde görülür.Bu çalışmada İzmir’in 1993 yılına kadar 3 (Balçova, Konak, Hıfzısıhha), 1993 yılından itibaren 8 bölgesinde (Balçova, Konak, Karşıkayaka, Bornova, Güzelyalı, Çamdibi, Gürçeşme ve Buca)otomatik volumetrik örnekleme cihazı ile yapılan ölçüm sonuçları alınarak analiz edilmiştir.SO2 ölçümleri asidimetrik yöntemle, duman ölçümleri ise fotometrik yöntemle yapılmıştır.1989-1994 yılları arasında yapılan değerlendirmede SO2 için ortalama değerlerde ulaşılan en yüksek sınır 173.6 ug/m3, bu değerin ait olduğu yıl ise 1992 olup, UVS’nin üzerindedir.Duman değerleri açısından da ortalama değerlerde ulaşılan en yüksek sınır 177.8 ug/m3 olup, 1992 yılında saptanmıştır.Yıllık ortalama yoğunluklarda 1989-1992 yıllarında düzenli bir artış, 1993 ve 1994 yıllarında ise göreceli bir düşüş görülmektedir.Türkiye’nin 5 büyük il merkezinin hava kirliliği parametrelerinin kıyaslamasında ise Adana ili hava kirliliği olmayan bir il olarak karşımıza çıkmaktadır.Bazı yıllarda tesadüfi varyasyonlar gözardı edildiği taktirde en kirli kentimiz İstanbul’dur.Ankara’da ise 1992 yılından itibaren ciddi anlamda kirlilik değerlerinde düşme gözlenmiştir.İzmir’de ise diğer kentlerimizin tersine kirlilik parametrelerinde artış gözlenmekte, 1993 yılına kadar 5 büyük il merkezi arasında IV. Sırada olmasına karşın, 1993 ve 1994 yıllarında II. sıraya yükselmiştir.Sonuç olarak İzmir’de hava kirliliği, insan ve çevre sağlığını ciddi boyutta tehdit eder duruma gelmeden hava kirliliğini azaltıcı önlemlerin alınması, etkin örgütsel altyapının oluşturulması gerekir.

Son güncelleme:

[Ana sayfa] [Duyurular] [Seminer] [Kitap tanıtımı] [Kadro] [Tarihçe] [Tezler] [Mezuniyet öncesi] [Mezuniyet sonrası] [Laboratuvar] [İnternet bağlantıları]

Sayfayla ilgili öneri/ eleştirileriniz için: durusoyr@med.ege.edu.tr